30 Aralık 2011

Sevgi Tatlısı

Herkesin sevdiği, beğendiği bir tatlı tarifi vardır mutlaka. Kiminiz sütlü tatlıyı, kiminiz şerbetli tatlıları seversiniz. Belki de bazıları hiç birini sevmez, ben tatlı sevmiyorum diyebilir. Tatlı sevmeyenlerin bile bu tatlıyı çok seveceğine eminim. Dilediğiniz ölçüleri damak tadınıza, güzel gönlünüze göre değiştirebilir; yeni yılda sevdiklerinize sunabilirsiniz...
Yeni yılda her şey beklentileriniz doğrultusunda, sağlık ve mutlulukla olsun.
Gereken Malzemeler:
1 Adet Lekesiz , Hilesiz Gönül
1 Adet Açık Yürek
500 Gram Sadakat
250 Gram Tatlı Dil
100 Gram Hürmet
1 Çorba Kaşığı Sevgi
1 Çay Kaşığı Hoşgörü
1 Su Bardağı İyi Niyet
1 Ölçek Dürüstlük
Göz Kararı Saygı,Vicdan
Yapılışı:
Gönülü duygu kasesine alıp, güler yüzle karıştırın,yumuşatılmış tatlı dili üzerine ilave ederken, sevgi, saygıyı ve hoşgörüyü ince ince üzerine ekleyin ki sevgi hamurunuz bozulmasın… Hürmet, iyi niyet ve sadakatten meydana gelen şurubu aldatmadan karıştırın ki sulanmasın . Sevgi hamurunuzu samimiyet ölçüsünde parçalara bölerek, dürüstçe tüm hayatınıza dizin ve yüreğinizde yavaş yavaş pişmesini bekleyin. Hızlı pişerse sevgi hamurunuz çabuk söner dikkat edin. Piştikten sonra vicdanınız rahatsa yiyin ki midenize oturmasın.
Not: Kalbinizde pişirdiğiniz bu tatlıyı, karnınız acıkınca değil, ruhunuz acıkınca yemenizi tavsiye ederim.
2 Kişilik, Hazırlama ve Pişirme süresi: Bir ömür, Zorluk derecesi: 1 2 3 4 5
Tarif Hilalciğimden ben kendi ağız tadıma göre değişiklik yaptım.

29 Aralık 2011

Yalancı İçli Köfte

Bugün sırada aslında herkesin kendince değiştirdiği bir tatlı tarifi vardı. Ancak tarif uzun, yazması zahmetli diye yılbaşı sofralarına hazırlayabileceğiniz kolay bir tarif vermek istedim. Tatlı tarifi ise daha sonraya kalsın...
Orijinal tarif Yeşim Hanım'dan...
Gereken Malzemeler:
1 su bardağı ince köftelik bulgur
1 su bardağı dövülmüş ceviz
2 orta boy haşlanmış rendelenmiş patates
250 gr yağsız kıyma
1 türk kahvesi fincanı irmik
tuz, karabiber, dilediğiniz baharatlar
Yapılışı :
Köftelik bulgurun üzerine geçecek kadar kaynar su ilave edip şişmesi için üzerini kapatıp bekletin.
Kabaran bulgura tüm malzemeleri ilave edip güzelce yoğurun.
Oval şekil veya dilediğiniz şekli vererek kızgın yağda kızartın.
Önceden şekil vererek pişirmeden derin dondurucuda da saklayabilirsiniz .

28 Aralık 2011

Şevketi Bostan

Aile büyüklerinizde veya komşularınızda mübadele yıllarında yaşamış olanlar varsa çocukluğunuz onların size anlattığı ,size masal gibi gelen ama yaşanmış gerçek hayat hikayeleri ile geçmiştir. Girit’ten gemilere zar zor binip göç edenler ,Rumeli’den at arabası sırtında sadece üç beş parça eşyayı yanında getirebilenler…

Benim de çocukluğum bu hikayelerle geçti. Zaman zaman bu satırlarda bahsettim, yeri geldikçe de bahsediyorum. Geçtiğimiz hafta sonu prensesle beraber gittiğimiz film de de bu sahneleri bir kez daha gördüm. Gazetelerde çok yazılan Çağan Irmak’ın filmi Dedemin İnsanları’ndan bahsediyorum. Giderken prenses şartını söyledi:” Eğer çok fazla hüzünlü, ağlanacak sahne varsa çıkacağız anne tamam mı ?” Tamam dendi söz verildi, hatta kimi sahnelerde göz pınarlarımda biriken yaşlar “ nezleyim anneciğim ondandır “ diye silindi ve biz filmi dedemin çocuklarına, rahmetli babacığıma , halamlara ve amcamlara anlattığı yaşanmış hikayeleri de hatırlayarak seyrettik.
Bu tarifte yine çok eskilerden, babaannemden... Girit mutfağının çok bilinen çoğu zaman etli, limonlu terbiyeli olarak pişirilen ama benim daha hafif olduğu için salata olarak tüketmeyi sevdiğim şevketi bostan*.
Beyaz etli ve yapraklı iki kısımdan oluşan dikenli bir bitki şevketi bostan. Pazarlarda dikenlerinden ayıklanmış olarak satın alabiliyorsunuz. Kök kısımları yani beyaz kısımları daha zor piştiği için pişirme süresinde yapraklarını önceden sudan çıkarmak gerekiyor ki daha canlı durabilsin. Limon ve sızma zeytinyağı ile, eğer varsa kırma yeşil zeytin ile hem salata hem de başlı başına bir öğün olarak yiyebilirsiniz.
*Şevketi bostan (askolibus) Ege Bölgesinin bazı yörelerinde, özellikle Bodrum civarında kenger (kenker) diye de bilinir.
Gereken Malzemeler:
1/2 kg şevketi bostan
3-4 yemek kaşığı sızma zeytinyağ
1 limonun suyu
yeşil zeytin
tuz
Yapılışı :
Şevketi bostanın etli ve yapraklı kısımlarını ayırıp iyice yıkayın, sirkeli suda bekletin.
Tuzlu kaynamış suya temizlenmiş kısımları atıp yumuşayıncaya kadar pişirin.
Yaprak kısımları önceden piştiği için pişirme tenceresinden bir kevgirle önceden çıkarabilirsiniz.
Pişen şevketi bostanı servis tabağına alın.
Soğuyunca servis yapmadan önce limon suyu ve sızma zeytinyağı döküp servis yapın.

25 Aralık 2011

Mayalı Alman Keki (Weihnachtsstollen)

Yabancı bir ülkedeyseniz ve sevdiklerinizden uzakta iseniz gündelik yaşantınızda hiç önem vermediğiniz, size sıradan gelen şeyler bile burnunuzda tüter... Annenizin yaptığı sıcacık bir çorba, eve geldiğinizde mis gibi kokan kurabiye kokusu ya da demli bir çay...
Eski tarif defterimin sayfalarını karıştırken bulduğum bu tarif beni çok eskilere götürdü. Yurtdışına burslu olarak gittiğim ve bir yılbaşını yalnız geçirdiğim 1995 yılına...
Almanya'daki Noel tatili öncesi üniversitede çalıştığım bölümde yapılan davette yemiştim bu keki. O zamanlar yemekle aram olmasada beğendiğim tarifleri not edip saklıyordum. Bu keki de yerken bana annemin pişirdiği üzümlü keki hatırlatmıştı, belki de annemin keklerine, kurabiyelerine özlemle çok daha fazla hoşuma gitmişti...
(Defterimde Alman keki diye not edilmiş ancak bazı kitaplarda Alman ekmeği adıyla da geçiyor)
Gereken Malzemeler :
1/2 paket yaş maya (20 gr)
4 yemek kaşığı toz şeker
6 yemek kaşığı ılık süt
2 yemek kaşığı ılık su
6 yemek kaşığı tereyağı ( 1 yemek kaşığı üzerine sürmek için ayrılacak)
1 adet yumurta
1 çay bardağı kuru üzüm
1 çay bardağı iri kıyılmış ceviz
1 çay bardağı iri doğranmış kuru kayısı
3- 4 su bardağı un
1 şişe Dr.Oetker butter-vanilya aroması
Üzerine:
Pudra şekeri
Yapılışı :
Küçük bir kasede mayayı 2 yemek kaşığı ılık su ile karıştırın.
Ilık sütün içinde şekeri eriterek, önce vanilya aromasını daha sonrada mayalı suyu ilave edin.
Unun 3 bardağını bir kaba alın ortasını havuz gibi açın. Oda sıcaklığındaki tereyağını küp küp parçalar halinde unun ortasına ilave edin. Mayalı sütü, bir adet çırpılmış yumurtayı, üzüm, ceviz ve kuru kayısıyı ilave ederek yoğurun.
Bu sırada un az gelirse ilave edin. Yumuşak bir hamur olmalı.
Hafifçe unlanmış bir tezgahta yoğurun.
Üzerini bir bezle veya streç film ile örterek sıcak bir yerde 2 kat kabarıncaya kadar bekletin.
Mayalanma süresinin sonunda 2-3 dakika daha yoğurun.
Düz bir zeminde dikdörtgen şeklinde açın.
Dikdörtgenin uzun kenarından birini diğer uca gelecek şekilde kıvırın ve uç kısımlarını birleştirmek için hafifçe bastırın.
Yağlı kağıt serdiğiniz fırın tepsisine yerleştirin. Kalan bir yemek kaşığı tereyağı eritin ve hamurun üzerine fırçayla sürün.
Yaklaşık 20 dakika kadar ılık bir ortamda ikinci mayalanma için bekletin.
Önceden 180 derece ısıttığınız fırında pişirin.Pişirme sırasında üst kısmı kızarmaya başlayınca alufolie ile kapatıp içinin iyice pişmesini bekleyin.
Pişen keki tel ızgara üzerinde soğutun.
Soğuyan kekin üzerine servis yapmadan önce pudra şekeri serpin.

16 Aralık 2011

Ispanaklı Havuçlu Ruşeymli Çorba

Bulunduğu mevkiye hak ederek gelmiş, başkalarının sırtına dayanmadan kendi tırnakları ile yükselmiş insanlar ne kadar farklıdır değil mi? Konuşması, oturuşu, hayata bakışı bile size çok şey öğretir. Hafta içinde İzmir’in komşu illerinden birindeki çoğunuzun tanıdığı bir un fabrikasına yaptığım bir ziyarette bunu bir kez daha gördüm.
İşim gereği zaman zaman gıda firmalarını gezme, yaptıkları projeleri denetleme imkanım oluyor. Bu kez de ziyaret bir un fabrikasına idi. Hem çok güzel bir tesisi gördüm, hem de üç nesil aynı firmada çalışmış, firmanın her karışında emeği olan, ama en önemlisi de paranın şımartmadığı bir aile ile tanışma fırsatım oldu. Unun işlenişini, çıkan ürünleri, yeni yeni tanımaya başladığımız buğdayın en besleyici kısmı ruşeymi keyifle dinledim ve izledim. Ve onlardan ruşeymle* pişen bir çorba tarifi öğrendim…
Gereken Malzemeler:
1 su bardağı küçük ıspanak yaprakları (köklere yakın kısımlardaki minik yapraklar )
1 adet küçük boy soğan
2 adet havuç
1 su bardağı yoğurt
2 yemek kaşığı un (tepeleme)
2 yemek kaşığı ruşeym
6 su bardağı su veya et suyu ( su miktarını kıvamına göre azaltıp çoğaltabilirsiniz)
zeytinyağı
Hazırlanışı :
Soğanı küçük küçük yemeklik doğrayın ve zeytinyağında soteleyin.
Rendelenmiş havucu ve ıspanak yapraklarını da ilave edip sebzeler diriliğini kaybedinceye kadar pişirin.
Yumuşayan sebzelerin üzerine suyu ilave edin.
Derin bir kapta unu ve yoğurdu tel çırpıcı ile boza kıvamına gelinceye kadar çırpın.
Sebzelerin üzerine ilave edilmiş suyun içine yoğurtlu karışımı yavaş yavaş karıştırarak dökün. (Bu sırada ocak açık olmamalı, yoğurt kesilebilir).
Ocağın altını açın, sürekli karıştırarak çorbanın kaynamasını sağlayın.
Çorbadan bir kepçe alıp ruşeymi karıştırın.
Yavaş yavaş çorbaya ilave edin. Bir kaç taşım kaynadıktan sonra ocağın altını kapatın.
Dilerseniz üzerine kızdırılmış biber dökerek servis yapabilirsiniz. Ben üzerine annemin hazırladığı pul biber, nane ve kekik karışımını serptim. Çokta güzel oldu...

* Ruşeym buğday başaklarının en tepesinde yer alan, tohumun üremesini ve çimlenmesini sağlayan tanelerin işlenerek una dönüştürülmüş hali. Lif değeri yüksek, tokluk hissi veren, bol E vitamini içeren mineral deposudur.

11 Aralık 2011

Aşure

Bir bereket yemeği aşure. Farklı dinlerde ve kültürlerde de farklı anlamlara sahip...
Çocukluğumda aşure ile ilgili anlatılan hikayelerden en çok Nuh Peygamber ve yanındakilerin büyük tufandan kurtulması , ellerinde kalan erzaklarla bu bereketli yemeği pişirmeleri ilgimi çekerdi. Rahmetli anneannemin anlatışından kız kardeşim ve ben o kadar keyif alırdık ki çok kez bir kaç kez tekrarlamasını isterdik. Pilavdaki pirincin, yemekteki fasulye ve nohutun, şekerle, kuru meyvelerle birleşip nasıl bu kadar güzel bir lezzete dönüştüğünü küçük aklımızla anlamaya çalışırdık. O günlerden aklımda kalanlardan biri de anneannem “aşure içine 40 çeşit malzeme konmalı, eğer yoksa 1 kaşık bal da yeter “derdi. Çünkü arılar kırk çiçeğin özünü alırlarmış. Bir diğeri de aşure içine bir avuç kadar kuru iç bakla koyardı. Yerken kimin kaşığına çıkarsa yemeden ayırır yıkayıp kurutur,cüzdanının içine koyardı . Bu da paranızın bereketi artsın anlamındaymış. En az yedi komşuya verilmeliymiş ki evinizin bereketi yedi kat artsın...
Aklıma geldikçe " ne güzel geleneklerimiz var " diyorum...
Gereken Malzemeler:
2 su bardağı aşurelik buğday
1 su bardağı nohut
1 su bardağı kuru fasulye
1 su bardağı kuru kayısı
1 su bardağı kuru üzüm
1 su bardağı kuru incir
1 çay bardağı pirinç
1 tatlı kaşığı ince doğranmış portakal kabuğu
1 adet elma
750 gr toz şeker (şeker miktarını kendi damak tadınıza göre ekleyip azaltabilirsiniz)
3-4 lt su
1 yemek kaşığı bal
8-10 adet karanfil
Süslemek için:
Ceviz
Çam fıstığı
Antep fıstığı (file ve toz )
Dolmalık üzüm
Hindistan cevizi
Tarçın
Nar
Hazırlanışı :
Buğday, fasulye ve nohutu yıkayıp bir gece önceden ayrı kaplarda bir taşım kaynatarak suda bekletin.
Kuru üzümleri ılık suya koyun.
İncirleri bir kaseye alın ve doğramadan ılık suda bekletin.
Kayısıları orta büyüklükte doğrayın, pirinci yıkayın.
Fasulye ve nohutun sularını süzerek haşlayın.
Buğdayın suyunu süzmeden ateşe koyun ve 20-25 dakika pişirin.
Karanfilleri 1 çay bardağı suda kaynatın, suyunu süzün.
Kuru üzümlerin suyunu süzün, portakal kabuğu, küp doğranmış elma ve pirinçle birlikte buğdayların içine ilave edin.
Yaklaşık 2 lt kadar sıcak suyu ekleyin.
Doğranmış kayısı ekleyin ve karıştırılarak pişirmeye devam edin.
4-5 dakika kaynatıldıktan sonra nohut ve fasulye ekleyin.
Biraz karıştırın ve şeker ilave ederek dibi tutmaması için karıştırın.
Şeker koyulduktan sonra kıvamına bakılarak sıcak suyu azar azar ekleyin.
Karanfillerin suyunu da ilave edin.
En son incirlerin suyu süzün, küçük küçük doğrayın ve içine ekleyin (Erken incir ilavesi aşureyi karartır)
Altı kapatıldıktan sonra üstünün kaymak bağlamaması için sık sık karıştırın, ilk sıcaklığı çıkınca kaselere paylaştırın.
Soğuduktan sonra süsleyin. Ilık yada soğuk servis yapın.

27 Kasım 2011

Taze Kremalı Sütlaç


Sütlü tatlılar içindeki favori tatlım sütlaç. Benim için anne klasiği... Ne zaman anneme gitsem benim çok sevdiğimi bildiği için mutlaka hazırlar. Anneme ölçülerini sorduğumda göz kararı koyduğunu söylemişti tıpkı hepinizin annesi gibi. Yediğim bir çok yerde süt ile özdeşlememiş pirinçler ya da sulu kalmış tatsız bir lezzet bana anneminki en iyisi dedirtmişti. Yazın yaptığımız Karadeniz gezisinde yediğimiz meşhur Hamsiköy sütlacından sonra bile "anneminki en güzeli " demiştim. Bir çok denememden sonra annemin göz kararı ölçülerini yakalayabildim.
Bu defa sütlacın içine dün sizinle paylaştığım taze kremayı ekledim. Daha dolgun bir sütlaç çıktığı ortaya ve prensesle çok beğendik...
Gereken Malzemeler:
1 su bardağı pirinç ( bulabilirseniz kırık pirinç)
1 lt süt
3 su bardağı su
1 su bardağı taze krema
2-2,5 su bardağı toz şeker
1 tatlı kaşığı portakal kabuğu rendesi (opsiyonel)
Üzerine:
tarçın yada nar taneleri
Hazırlanışı:
Pirinci iyice yıkayıp, 3 bardak su ile iyice yumuşayıncaya kadar orta ateşte pişirin.
Pişerken suyu azalırsa sıcak su ilave edebilirsiniz.
Yumuşayan, su ile özdeşleşen pirinçlere sütü ilave edip yaklaşık 20 dakika kadar daha pişirin.
Şekeri ve portakal kabuğu rendesini de ilave edip 5 dakika daha pişirin.
Bu sırada sütlaç koyulaşmış kıvamını bulmuş olmalı.
1 su bardağı taze kremayı da ilave edip iyice karıştırıp ocağı kapatın.
Hafif ılınınca kaselere dökün.
Üzerine dilerseniz tarçın ya da nar taneleri serperek servis yapın.

26 Kasım 2011

Taze Krema (Creme Fraiche)

Uzun süredir denemek istediğim tariflerden biri. Kutularda satın aldığımız kremadan daha yoğun, kattığınız çorba, sütlaç gibi tatlarda nefis bir görüntü ve tat veren bir lezzet taze krema.Tam tanımlayacak olursak içindeki taze bakteriler ve enzimler nedeniyle kattığınız lezzetlere saten gibi pürüzsüz bir kıvam veriyor. Ayrıca içindeki yüksek yağ oranı nedeni ile çocuklar için besleyici. Temiz bir tülbentin içinde bir gece suyunun süzülmesi için beklettikten sonra krem peynir olarakta kullanabilirsiniz.
Gereken Malzemeler:
200 ml. krema
50 ml. kefir (Eker kefir kullandım)
Hazırlanışı:
Temiz bir kavanozun içine kremayı ve kefiri koyun.
Kaşıkla iyice karıştırıp, kavanozun ağzını kapatın.Kavanozu temiz bir mutfak havlusuna sarın.
Karışımı oda sıcaklığında (sıcaklık yaklaşık 21 ila 27 C derece arasında olmalı) 24 saat bekletin.
Bu sürenin sonunda krema koyulaşacak ve yoğun bir kıvam alacaktır.
Taze kremayı buzdolabında 2 hafta kadar bekletebilirsiniz.

20 Kasım 2011

Fırında Yumurta

Kızıma hamileliğimde cinsiyeti belli olduğu zaman doktorum "kız çocuğu olan anneler şanslı anneler " demişti hiç unutmuyor. Sağlıklı bir çocuğa sahip olmak, hayatınızdaki en büyük değer eminim bu tüm anneler için böyle.
Kızım büyüdükçe bu sözün anlamını, onun benim yaşamıma kattığı değeri daha çok anlıyorum. Benimle paylaşımları artıkça, konuşacaklarımızın paydası büyüdükçe nasıl keyif alıyorum bilemezsiniz. Bana cıvıl cıvıl, hilesiz baktıkça, " seni seviyorum " dediğinde bunun sözde değil özde olduğunu bilince ne kadar mutlu olduğumu gerçek anne olanlar bilirler eminim.
Fırında yumurtayı da ikimizin birlikte olduğu, saatlerce oturup onun okul sohbetlerini keyifle dinlediğim bir pazar sabahı hazırlamıştım. Umarım hayat onlara en güzel şeyleri gösterir , iyi ve doğru insanlarla karşılaştırır.


Gereken Malzemeler:
(Tüm malzemeler kişi sayısı kadar alınacak)
Yumurta
Orta boy domates
Kırmızı , yeşil biber
Taze soğan
Tulum veya kaşar peyniri
Sufle kabını yağlamak için tereyağı
Hazırlanışı :
Sufle kabının dibini küçük bir parça tereyağı ile yağlayın.
Domatesi küp küp doğrayıp kabın altına yerleştirin.

Aralarına yine küp küp doğranmış peynirleri serpin.


Biberleri ve soğanı halka halka dilimleyip domateslerin üzerine koyun.


En üste taze, sarısı dağılmayan yumurtayı kırın.


İçinde sıcak su bulunan bir tepsiye sufle kaplarını yerleştirin.(Kaynar su sufle kaplarının içine girmemeli).


200 derece önceden ısıttığınız fırının üst rafına tepsiyi yerleştirin.


Yaklaşık 7-8 dakika sonra yumurta katı kıvamda pişecektir.


Dilerseniz üzerine karabiber, kırmızı biber gibi baharatlarda ilave edebilirsiniz.


13 Kasım 2011

Vişneli ve Bademli Polenta Kek

Bayram tatilini anne yanında geçirip, elimiz sıcak sudan soğuk suya sokulmayınca bayram sonrası evde yemek yapmak çok zor geldi. Ne pişirsem kaygım hiç olmadığı halde kalabalıkla yemek yemenin keyfinden sonra evde canımız hiç bir şey istemedi. Basit aperatif şeylerle hafta sonunu bulduk. Tembellik bugüne kadar sürdü. Bugün üzerimizdeki ataleti atıp herşeye sil baştan başlama günü, tabii bloğa da bir şeyler ekleme zamanı...
Bayram öncesi yaptığım dokusu, tadı ve vişne bademin uyumu ile nefis yumuşacık bir kek polenta kek...



Tarif Martha Day'in "Dünyanın En Güzel Tatlıları" kitabından uyarlanmıştır.



Gereken Malzemeler:

4 adet orta boy yumurta

1/3 su bardağı mısır unu

1 su bardağı dövülmüş badem

2 paket bitter çikolata ( 2x80 gr)

3/4 su bardağı esmer şeker

4 yemek kaşığı un

Yarım su bardağı kaynar su

Yarım su bardağı çekirdeksiz vişne tanesi

Üzerine serpmek için pudra şekeri


Hazırlanışı:

Isıya dayanıklı bir kaseye mısır ununu koyun. Kaynar suyu mısır ununun üzerine dökerekiyice karıştırın. Kasenin ağzını kapatıp mısır unu nemlenene kadar bekleyin.

Derin bir kasede yumurta sarılarını ve esmer şekeri rengi beyazlaşıp yoğunlaşıncaya kadar çırpın.

Çikolatayı benmari usulu eritin.

Yumurta sarılarının içine mısır ununu, unu, erimiş çikolatayı, bademleri ekleyin.

Yumurta aklarını başka bir kasede katılaşıp ters çevrildiğinde dökülmeyecek kıvama gelinceye kadar çırpın.

Kek karışımına ilave edip kaşıkla karıştırın.

En son vişne tanelerini de ekledikten sonra 22 cm çapındaki yağlanmış kek kalıbına dökün.

Önceden 180 derece ısıtılmış fırında kürdan temiz çıkıncaya kadar pişirin.

Soğuyunca üzerine pudra şekeri serpip dilimleyerek servis yapın.



5 Kasım 2011

Badempare ve Mutlu Bayramlar




Mutlu, huzurlu ve sağlıklı bayramlar diliyorum.

Gereken Malzemeler:
125 gr tereyağ (oda sıcaklığında yumuşamış)
2 adet yumurta (birinin sarısı üzerine sürülecek)
1 su bardağı ince çekilmiş kabuksuz badem
1,5 yemek kaşığı irmik (tepeleme)
3 yemek kaşığı pudra şekeri (tepeleme)
1/2 paket kabartma tozu
Aldığı kadar un


Üzeri için:
Kabukları soyulmuş iç badem
Şerbeti için:
2 su bardağı su
2 su bardağı toz şeker
1 dilim limon


Hazırlanışı :

Yumurtanın birinin sarısını ayırın. Diğer yumurtayı da ilave ederek yumuşamış tereyağı, un, şeker, irmik, toz badem ve kabartma tozu ilaves, ile kulak memesi kıvamında hamur yapın.
Hamurdan cevizden biraz büyük parçalar kopararak yuvarlak şekil verin.
Yağlanmış fırın tepsisine yerleştirin.
Tüm hamur bu şekilde bitince üzerine yumurta sarısı sürüp ortalarına birer bütün kabuksuz badem yerleştirin.
170 derece önceden ısıtılmış fırında üzeri pembeleşinceye kadar pişirin.
Şerbeti için su ve şekeri kaynatın. Kaynayan şerbete bir dilim limonun suyunu ilave edip ocağı kapatın.
Fırından çıkan bademparenin ilk sıcaklığı çıkınca sıcak şerbeti dökün.
Şerbeti çekince- mümkünse bir gün sonra- servis yapın.

3 Kasım 2011

Antep Fıstıklı Muska Baklava



Yeniden Merhaba... Bu aralar bir yazıp, bir kayboluyorum maalesef...Yoğunluk hiç bitmeyince bloğumu çok ihmal ettim. İşlerinde hiç biteceği yok, Allah bitirmesin sağlığımız, keyfimiz yerinde olsunda iş olsun diyelim ve tatlı tarifimize geçelim...
Gereken Malzemeler:
30 adet baklava yufkası
250 gr tereyağı
2 su bardağı iri kıyılmış antep fıstığı

Şerbeti için:
3 su bardağı su
3 su bardağı toz şeker
yarım limonun suyu



Hazırlanışı:

Tatlının şerbeti için 3 su bardağı suyun içine 3 su bardağı şekeri koyup kaynatın. Kaynamaya başlayınca yarım limonun suyunu da ilave edip 1-2 dakika daha kaynatıp ocağı kapatın.
Baklava yufkasının birini düz bir zemine serin. Erimiş ılınmış tereyağını bir fırça yardımı ile baklava yufkasının tüm yüzeyine sürün .
İkinci yufkayı yağlanmış ilk yufkanın üzerine yayın.Yine tereyağı sürün .
Üçüncü yufkaya da aynı işlemi uyguladıktan sonra 3 kat olan yufkayı boyuna yaklaşık 3 parmak kalınlığında şeritler halinde kesin.
Şeritlerin üzerine boyunca antep fıstığı serpin ve ucundan başlayarak üçgen şekilde muska gibi sarıp kapatın.
Tüm yufkalar bitinceye kadar aynı işlemi uygulayın. Muska baklavaların üzerine kalan tereyağından hafifçe sürün.
170 derece önceden ısıtılmış fırında üzeri kızarıncaya kadar pişirin.
Fırından çıkan tatlının ilk sıcaklığı çıkıp ılınınca ılık şerbeti üzerine gezdirin.
Şerbeti çekince üzerine ince kıyılmış antep fıstığı serperek servis yapın.
Antep fıstığı yerine cevizde kullanabilirsiniz.
 

10 Ekim 2011

Sodalı Bayatlamayan Poğaça

Bu tarifi bir çok blogda görüp yapılacaklar listeme almıştım. Ama mayalı poğaçaların kabarmasını beklemek uzun geldiği için hep erteledim. Geçtiğimiz hafta sonu anneme giderken yapıp götürdüm.
Annem aslında mayalı tariflere karşı ihtiyatlıdır." Kalırsa bayatlar ilk günkü lezzetini kaybeder" der. Haksız da değil aslında. Ama bu tarif onun bile çok hoşuna gitti. Ertesi gün aradığımda "tarifini yazalım senden" dediğine göre geçer not aldı.
Eğer kalırsa :) ertesi gün bile yumuşacık pamuk gibi bir poğaça.



Ben tarifi Pelin'den aldım. Paylaşımı için teşekkür ederim.





Gereken Malzemeler:
1 bardak ılık süt
2/3 bardak sıvıyağ
1 su bardağı soda (maden suyu)
2 yemek kaşığı şeker
1 tatlı kaşığı tuz
1 paket instant maya)
2,5 - 3 su bardağı un

İçi için:
Beyaz peynir ve kıyılmış maydanoz

Zeytin ezmesi
Üzerine:
1 adet yumurtanın sarısı



Yapılışı:
2 su bardağı unu büyük bir kabın içine koyun.


Şekeri, tuzu ve instant mayayı unla harmanlayın.


Ortasını havuz gibi açıp, sütü, sıvıyağı, sodayı koyun, elinizle iyice tüm malzemeyi karıştırın.


Un yeterli gelmeyecektir, yavaş yavaş un ilave edin.


Ele yapışmayan yumuşak bir kıvam elde edince un ilave etmeyi kesin ve biraz daha yoğurup üzerini nemli bir bezle örterek 1 saat mayalanmaya bırakın.


Mayalanan hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar koparın. Elinizle bastırarak yuvarlayın.




Ortasına zeytin ezmesi sürüp peynirli içi koyarak kenarları birleştirip yuvarlayın.




Birleştirdiğiniz kısımlar alta gelecek şekilde yağlı kağıt serilmiş tepsiye dizip üzerlerine yumurta sarısı sürün.


Önceden ısıtılmış 180 derecedeki fırında altları ve üzerleri kızarana kadar pişirin.

6 Ekim 2011

Brownie Cheesecake

Çok uzun zaman oldu... Bu defa gerçektende çok zaman oldu yazmayalı, sizlere uğramayalı. Bu yaz beni yordu, işler yordu desem. Herkes tatil yaparken ben çalışıyordum desem.. Gerçekten de çok yoğun bir yaz geçti. Sonbahar geldi yoğunluk biteceğine daha da arttı . Çünkü okullar açıldı, yeni bir ders yılı başladı. Ben her gün bu akşam mutlaka yazacağım tarif ekleyeceğim dedim, ama akşam elime aldığım gazetenin bile son sayfasına gelemedim yorgunluktan. Nihayet bugün şeytanın bacağını kırıp yeniden yazıyorum. Biriken tarifleri, paylaşılan güzellikleri yazacağım artık. Söz uzun süre bloğumu bensiz bırakmak yok.
Beni o kadar çok arayıp sordunuz yorum bıraktınız ki hepinize çok teşekkür ederim. Bloğumu açtığım iki yıl içinde o kadar güzel insanlarla karşılaşıp dost olmuşum ki bunu bir kez daha fark ettim.

Bugün güzel tatlı bir tarif paylaşmak istedim. Benim gibi yazı seviyor bitmesin diyorsanız soğuk yaz içeceği limonata ile ya da kış tam bana göre diyorsanız baharatlı bir kış çayı ile eşlik edeceğiniz, iki güzel tarifin birleşimi bir tarif var bugün...



Gereken Malzemeler:

Brownie kısmı için:

3 adet yumurta

2 paket 80 gr lık bitter çikolata

1 su bardağı toz şeker

1/2 su bardağı sıvı yağ

yarım çay kaşığı tuz

2 su bardağı un




Cheesecake kısmı için:

2 adet yumurta

1 su bardağı toz şeker

400 gr labne peyniri

50 gr tereyağı

1 yemek kaşığı limon suyu

1 yemek kaşığı un

1 yemek kaşığı buğday nişastası





Hazırlanışı:


Çikolatayı benmari usülü eritin. Sıvı yağı şeker ile iyice çırpın.

Yumurtaları teker teker ekleyip çırpmaya devam edin.

Eritilmiş çikolata, tuz ve unu ekleyip karıştırın.

Karışımı yağlanmış bir kelepçeli kalıba koyup krema dolgusunu hazırlayıncaya kadar buzdolabında bekletin.

Oda sıcaklığındaki tereyağını, labne peynirini, un, nişasta ve limon suyunu çırpın.

Yumurtaları teker teker ilave ederek fazla çırpmadan karışıma yedirin.

Karışımı dolaptan çıkardığınız brownie hamurunun üzerine dökün.

170 derece önceden ısıtılmış fırında 40 dakika pişirin.

Fırının içinde ılınıncaya kadar bekletin.

Servis yapmadan önce 5-6 saat buzdolabında bekletin.






24 Ağustos 2011

Ev Döneri ve Biberli Fesleğenli Arpa Şehriye Pilavı





Çok basit, çok pratik önceden hazırlayıp akşam işten eve gelince çıkarıp 10 dakikada hazırlayabileceğiniz bir tarif. Kısacası biz çalışan hanımlar için düşünülmüş bir tarif. Yanında pirinç pilavı, bulgur pilavı veya dilediğiniz bir garnitürle pratik bir yemek...




Gereken Malzemeler:

3 dilim dana biftek

250 gr az yağlı dana kıyması

1/2 çay kaşığı karabiber

1 tatlı kaşığı tuz

1/2 çay kaşığı kimyon

Piştikten sonra dilerseniz sarmısak tozu, kekik, ilave olarak kimyon





Hazırlanışı:

Kıymayı karabiber, tuz ve kimyon ile güzelce yoğurun.

Bir dilim bifteği düz bir zemine koyup üzerine hazırladığınız kıymanın yarısını düzgünce yerleştirin.

Diğer ikinci dilim bifteği kıymanın üzerine yerleştirin.

Kalan kıymayı bifteğin üzerine yerleştirip en üste 3. dilim bifteği koyun.

Streç filme sıkıca sarıp rulo yapın, derin dondurucuya kaldırın.

Pişireceğiniz zaman çıkarıp çözdürmeden donmuş şekilde ince dilimler halinde kesin.

Yapışmaz yüzeyli bir tavaya biraz sıvıyağ koyup kızdırın.

İnce doğradığınız dilimleri yüksek ateşte kurutmadan çevirerek pişirin.

Piştikten sonra dilerseniz kendi damak zevkinize göre sarmısak tozu, kimyon, toz biber ile tatlandırın.

Pilav veya dilediğiniz garnitürlerle servis yapın.

Biberli Fesleğenli Arpa Şehriye Pilavı:



Gereken Malzemeler:

1 su bardağı arpa şehriye

1 adet kırmızı biber

2 adet yeşil biber

1 adet orta boy domates

1 tatlı kaşığı kıyılmış fesleğen veya kuru fesleğen

sıvı yağ (dilerseniz tereyağı)

1,5 su bardağı sıcak su



Hazırlanışı:

Domatesin kabuklarını soyup çekirdeklerini çıkarın, rendeleyin, biberlerin çekirdeklerini çıkarıp jülyen doğrayın.

Pilav tenceresine sıvıyağı koyup rendelenmiş domatesi ilave edin. Hafifçe kavurun.

Üzerine jülyen kesilmiş biberleri de ekleyip kavurmaya devam edin. Sebzeler hafif yumuşayınca arpa şehriyeyi ilave edin. Arpa şehriyenin rengi dönünceye kadar kavurun.

Üzerine sıcak su ilave edip tüm malzemeyi karıştırın .

Tuzunu ilave edin. Su kaynamaya başlayınca ocağın altını iyice kısın.

Pilav suyunu çekmek üzere iken fesleğeni ilave edip karıştırın ve ocağı kapatın.

10-15 dakika demlendirdiğiniz pilavı servis yapın.





22 Ağustos 2011

Sedik Aşı

Antalya yöresine ait bir çorba tarifi Sedik Aşı. Aslında her tarifi o yörenin insanının en iyi yaptığına inanırım. Kıvamını, tadını, tuzunu onların daha iyi bildiğini düşünürüm. Ama bu tarif hem çok kolay, hem de pratik olunca kuralı bozdum ve denedim. Gerçekten hem besleyici hemde doyurucu. Dilerseniz içine haşlanmış tavuk parçaları ile de çocuklar için ideal bir lezzet yaratabilirsiniz.


Gereken Malzemeler :

1 adet kırmızı biber

3-4 adet yeşil biber

2 adet domates

1 adet orta boy soğan

1/2 su bardağı ince köftelik bulgur

1/2 su bardağı pilavlık bulgur (iri taneli olmasın)

3 su bardağı tavuk suyu

2 su bardağı sıcak su (bu iki bardağı sevdiğiniz çorba kıvamına göre artırıp azaltabilirsiniz)

tuz, taze çekilmiş karabiber

kuru tane , dilerseniz kırmızı pul biber


Yapılışı :

Soğanı küp küp doğrayıp sıvı yağda pembeleşinceye kadar kavurun.

Biberleri halka halka, domateslerin kabuklarını soyup küp küp doğrayın.

Hafif pembeleşmiş soğana ilave edip sebzeleri çok yumuşamadan soteleyin.

Bulguru ilave edip birkaç kez çevirin.

Tavuk suyunu ve kıvamına göre sıcak suyu ilave ederek bulgur yumuşayıncaya kadar pişirin.

Ocaktan alıp kuru nane ilave edin .

Dilerseniz servis sırasında yağda kızdırılmış pul biber ilave edin.



21 Ağustos 2011

Bademli Vişne Taneli Kurabiye





Çorbalar, börekler, yemekler derken Ramazan Ayının sonuna geliyoruz. Belki bir iftar sofrasının sonunda belki de sahurda demli bir çayın yanında iyi gider diye bademin mis kokusu ve vişnenin mayhoşluğunun birleştiği lezzetli bir kurabiye tarifi vermek istedim. Vişnenin pazarlarda bol olduğu şu günlerde taze vişne taneleri kullanarak yapmanızı tavsiye ederim. Aynı tarifi vişne reçelini kullanarakta yapabilirsiniz ama aynı lezzeti vermediğini söyleyebilirim.

Gereken Malzemeler :

125 gr tereyağı (oda sıcaklığında hafifçe yumuşamış)

1 su bardağı pudra şekeri

1 paket Dr.Oetker Gourmet Şekerli Vanilin

2 yumurta ( Birinin akı üzerine sürülmek için ayrılacak)

1/2 su bardağı çok ince çekilmiş kabuksuz badem

Çekirdekleri ayıklanmış vişne taneleri

Aldığı kadar un

Üzerine:

1/2 su bardağı file badem

pudra şekeri



Yapılışı:

Tereyağını, pudra şekerini, vanilyayı bir kabın içerisinde karıştırın.

2 yumurtanın sarısı ile 1 yumurtanın akını ilave edip karıştırmaya devam edin.

İnce çekilmiş bademi ve azar azar unu ilave ederek yumuşak bir hamur hazırlayın.

Kurabiye hamurunu buzdolabında 1 saat kadar dinlendirin.

Hamurdan cevizden biraz büyük parçalar koparın.

Ortasına vişne tanesi koyup sıkıca kapatın, yuvarlayın.

Kapattığınız yer alta gelecek şekilde yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine yerleştirin.

Üzerine yumurta akı sürüp file badem serpin.

Önceden 170 derece ısıtılmış fırında hafif pembeleşinceye kadar pişirin.

Ilınınca pudra şekeri serperek servis yapın.

Tarif  Beyaz Fırın dan alınmıştır.

17 Ağustos 2011

Kaşar Peynirli Karides Güveç




Uzun süredir deniz ürünlerinden tarif vermemişim fark ettim. Hem pratik hem de yemesi zevkli bir tarif vermek istedim...
Küçük bir güveç kabı için hazırladım daha kalabalık sofralar için ölçüyü artırabilirsiniz...


Gereken Malzemeler

250 gr Iglo Gurme Karides
1 adet orta boy soğan
1 adet kırmızı biber
3-4 adet yeşil biber
2-3 diş sarımsak
2 adet domates
1/2 su bardağı rendelenmiş kaşar peyniri


Yapılışı :
Soğanı yemeklik doğrayın. Sıvıyağda veya dilerseniz tereyağında soteleyin. Sarımsakları ince ince dilimleyin soğanlara ilave edin.
Biberleri halka halka kesip soğan ve sarmısağa ilave edin.
Domatesleri küp küp doğrayın tencereye ilave edin suyunu hafifçe salmaya başlayıncaya kadar pişirin.
Derin dondurucudan çıkarıp çözdürmediğiniz karidesleri tencereye ilave edip domateslerin suyunda hafifçe pişirin. Tuzunu taze çekilmiş karabiberi ilave edin.
Güveç kabına pişen karidesleri yerleştirin. Üzerine kaşar peyniri rendesini serpin.
Isıya dayanıklı bir tepsiye güveç kabının yarısını geçmeyecek şekilde su koyun.
Güveci su dolu bu tepsiye koyup kaşar peyniri kızarıncaya kadar fırınlayın.
Yanında domatesli biberli pilavla servis yapın.

15 Ağustos 2011

Sakız Muhallebili Güllaç

Ramazanın en sevdiğim tatlılarından biri ... "Neden baska aylarda da marketlerde bulamıyoruz" diyordum ama geçen sene tesadüfen İzmirde ki büyük marketlerin birinde ramazan ayının çok sonrası bulabildim. Klasik, yaprakları sütle ıslatıp tepsiye üst üste yerleştirilen tarifi de çok sevmeme rağmen sakızlı muhallebiyle hazırladığım bu tarifi daha çok seviyorum. Güllaç ta tüm geleneksel tatlılarda olduğu gibi bir hafif bir gül suyu kokusu hoşuma gidiyor.Gül suyunu sevmiyorsanız eklemeyebilirsiniz...


Gereken Malzemeler:
6 adet güllaç yaprağı
1 su bardağı ceviz içi
1/2 su bardağı ince çekilmiş antep fıstığı
1 litre süt
1 su bardağı toz şeker
1 tatlı kaşığı gül suyu



Sakızlı Muhallebisi için:
4 su bardağı süt
1 su bardağı un
1 su bardağı toz şeker
1 paket vanilya
3-4 parça damla sakızı
2 yemek kaşığı tereyağı



Üzerine :
Toz antep fıstığı, şekerlemeler


Yapılışı :
Süt, un, şeker, vanilya ve dövülüp toz haline getirilmiş damla sakızlarını iyice karıştırın.( Un ve şeker sütün içinde eriyip karışım homojen hale gelmeli).
Tencereyi ocağın üzerine alıp dibi tutmaması için sürekli karıştırarak muhallebi kıvamına gelinceye kadar pişirin.
Tereyağını ekleyip eriyinceye kadar karıştırın.
Muhallebiyi mikserle 6-7 dakika çırpın, arada sırada karıştırarak üzerinin kabuk bağlamasını engelleyin.
Güllaç yapraklarını ıslatmak için 1 litre sütü, şekeri ve vanilyayı karıştırın ve kaynatın, ocaktan almadan gül suyunu ilave edin.
Güllaç yapraklarının yerleşebileceği büyüklükteki bir kaba kaynamış sütü koyup 3 adet güllaç yaprağını ıslatın.
(İlk anda güllaç yaprakları içindeki nişastadan ötürü zor ıslansada yavaş yavaş yumuşamaya başlayacaktır).
Yumuşayan 3 adet güllaç yaprağını üst üste bir tepsiye yerleştirin.Üzerine muhallebiyi her tarafına eşit gelecek şekilde yayın. Ceviz içini , toz antep fıstığını muhallebinin üzerine yerleştirin.
Kalan 3 adet güllaç yaprağını da aynı şekilde sütlü şerbette ıslatıp yumuşayan yaprakları muhallebinin üzerine düzgünce yerleştirin.
Eğer sıcak sütten kalmışsa tepsideki güllacın üzerine gezdirin.
Dinlendikten sonra dilimlere ayırıp toz antep fıstığı ve şekerlemeler ile süsleyin.


11 Ağustos 2011

Makarna Böreği

"Bundan ala yaz yemeği mi olur ?" diye yazmıştı Aylinciğim geçtiğimiz yaz bu tarifi yayınladığında. Bir yıldır da benim yapılacak tarifler listemde, ama bir türlü sıra gelmedi. Hem lezzeti harika , hemde sunumu güzel bir tarif. Ben küçük dokunuşlar ve ilavelerle biraz değiştirdim . Tarif için Aylin'e teşekkürler.Orijinal tarife buradan ulaşabilirsiniz.



Gereken Malzemeler:

250 gr erişte

1 adet orta boy kuru soğan

2 adet orta boy yeşil kabak

1 adet kırmızı biber (tarifte yoktu ben ekledim)

1 demet dereotu

1 su bardağı rendelenmiş kaşar peyniri

1/2 su bardağı beyaz peynir (tarifte yoktu ben ekledim)


Sosu için:

3 adetyumurta,

1 kahve fincanı sıvıyağ

1 çay kaşığı kabartma tozu

2 yemek kaşığı un (tepeleme)

2 su bardağı süt

1 çay kaşığı tuz( peynir tuzlu olduğu için eklemedim)

Karabiber


Yapılışı:

Sos için oda sıcaklığındaki yumurtaları derin bir kaba kırıp, 1-2 dakika çırpın.

Üzerine sıvıyağı, unu, kabartma tozunu, tuzu ve karabiberi ekleyin. Sütü de yavaş yavaş döküp tüm malzemeyi iyice karıştırın.

Diğer tarafta erişteyi, hafif diri kalacak şekilde tuzlu suda haşlayın.
Soğan ve kabağı soyup rendeleyin. (Tarifte Aylin soğanı mutlaka rendelemenizi tavsiye ediyor ben tavsiyesine uydum).

Dereotunu incecik kıyın. Biberleri çekirdeklerini çıkarıp küçük küçük doğrayın.

Rende kabak, soğan, biber, dereotu ve suyu süzülen erişteyi derin bir kapta iyice karıştırın. Sosu bu karışıma ekleyin, beyaz peynir rendeside konup tüm malzemeleri iyice karıştırın.
Isıya dayanıklı, kenarları yüksek, orta boy fırın kabını yağlayın.

Erişteli karışım kaba yayılır, üzerine kalan rendelenmiş kaşar peyniri serpin.

175 derece ısıtılmış fırında yaklaşık 40-45 dakika pişirin.

Fırından çıkınca hafif ılındıktan sonra dilimleyip servis yapın.

10 Ağustos 2011

Fıstıklı Kaymaklı Bitter Çikolata Parçalı Dondurmalı Mozaik Pasta




Carte d'Or un ramazan ayı boyunca İstanbul, İzmir, Ankara ve Bursalı 20 blogger arasında düzenlediği Lezzet-i Ramazan dondurmalı tarifler etkinliğinin ikinci haftasında biz İzmirli bloggerların birbirinden güzel dondurmalı tarifleri var .

Dondurmalı tarif hazırlamak kadar bunu sunmak ve özellikle de fotoğraflamak işin en zor yanıydı bence... Önceden soğutulan mekanlar, tabaklar ve erimeden fotoğraflamak için koşuşturma bu etkinliğin en hatırda kalacak kısmıydı bana göre...

Gereken Malzemeler:
1 çay bardağı Antep Fıstığı
1 paket kremalı rulo gofret ( en az 15 adet olmalı)
10 adet petit beurre bisküvi
1 kutu Carte d'Or Bitter Çikolata Parçalı Dondurma
1 kutu Carte d'Or Kaymaklı Dondurma
Üzerine :
200 ml krema
80 gr beyaz çikolata
İri kıyılmış antep fıstığı

Yapılışı:
Bisküvileri iri parçalar halinde kırın. Bitter çikolata parçalı dondurmayı oda sıcaklığında hafifçe yumuşayıncaya kadar bekletin (yaklaşık 6-7 dakika).
Dondurmanın içine kırdığınız bisküvileri de ilave ederek içini streç film kapladığınız baton kalıba eğik olacak şekilde bastırarak yerleştirin.
Rulo gofretleri sıra ile boylamasına yerleştirin. Derin dondurucuda baton kalıp eğik duracak şekilde 2 saat bekletin.
Antep fıstıklarını sıcak suda bekletin. Kurutup, kağıt havlu arasında sürterek dış kabuklarını çıkarın.
Kaymaklı dondurmayı da oda sıcaklığında hafifçe yumuşayıncaya kadar bekletin.İçine kabukları soyulmuş antep fıstıklarını ekleyip karıştırın.
Derin dondurucudan çıkardığınız bisküvili çikolata parçalı karışımın üzerine üst kısmı düz olacak şekilde bastırarak kaymaklı fıstıklı dondurmayı yerleştirin.
Yine derin dondurucuya koyup bekletin.
Kremayı kaynama noktasına gelmeden ısıtın, içine beyaz çikolata parçalarını kırın ve eriyinceye kadar karıştırın.
Ilınması için bir kenarda bekletin.
Soğutulmuş bir tabağın içine dondurmalı mozaik pastanızı çıkarın.
Üzerini beyaz çikolata sosu ve iri kıyılmış antep fıstığı ile süsleyerek dilimleyip servis yapın.


9 Ağustos 2011

Kabaklı İstifno (Stifno) Salatası






Uzun süredir Girit Mutfağından tarif yayınlamamışım yeni fark ettim. Yaz gelince güzelim otları bulmak maalesef İzmir'de mümkün olmuyor. Radika, turp otu, arapsaçı için sonbaharı, yağmurları beklemek gerekiyor ki benim pazardaki otçu teyzem tezgahına sersin. Bu sıcakta sadece bir kaç yerde istifno ve çipohorta var... Bilmeyenler için ne kadar yabancı isimler değil mi? Bende bulduğum büyükçe bir demeti minicik Girit kabakları ile pişirdim. Üzerine otların olmazsa olmazı sızma zeytinyağı ve büyükçe bir limon ile salatadan çok, sevenler ve tadını bilenler için hafif bir yemek oldu...

Gereken Malzemeler:

1 bağ istifno ( bazı yerlerde stifno, Giritli otu veya bambul isimleri ile de biliniyor)
2 adet patates
7-8 adet yeşil Girit kabağı
1 adet limonun suyu
sızma zeytinyağı
haşlamak için içme suyu
tuz

Yapılışı:
İstifnoyu saplarını ayıklayarak sadece yaprak kısımları kalacak şekilde temizleyin, yıkayın ve sirkeli suda bekletin.
Derin bir tencereye su koyup biraz tuz ilave edin. Otların pişirilmesi ile ilgili bilgileri turp otu salatası tarifimde vermiştim.
Temizlediğiniz istifno yapraklarını, soyup dilimlediğiniz patatesi, kabuklarını soymadan üst ve alt kısımlarını kestiğiniz minicik Girit kabaklarını kaynayan tuzlu suya tencereyi fazla doldurmayacak şekilde koyun. İstifno fazla ise azar azar ayrı pişirin.
Pişme sırasında yaprakların püre haline gelmemesine dikkat edin. Çabuk pişeceği için arada bir kevgirle diriliğini kontrol edin.
Pişen istifno ve diğer malzemeleri salata tabağına alın.
Yiyeceğiniz zaman limon ve zeytin yağını ekleyin.Yanında siyah zeytin ile harika oluyor...


theme design by GeCe