6 Eylül 2010

Sütlü Kabak Çorbası

Neclacığım kabak tadı dedi, bende kabak karnıyarığı tarifimde "kabakla neler yapılmaz ki" dedim. Arkasından Necla'dan iki güzel tarif geldi kabak mücver ve kabak tava. Pelinciğimde yazdığı yorumda Necla'ya " Sen ve Mine bitirdiniz beni " deyince Necla'm dayanamadı, harika bir etkinlik düzenledi . Kabak Tadında bir etkinlik. Madem Narinceme böyle bir etkinlik için biz ısrar ettik bari tariflerimizle ona yardımcı olalım dedim.Tam iftar sofralarına yakışacak bir tarif var bugün.

Kabağa en çok yakıştırdığım dereotu yok bu tarifte, bu kez bol nane var. Kıvamını ayarlamak içinde süt. Hem besleyici hem de hafif bir çorba ...


Neclacığıma kolaylıklar diliyorum...


Gereken Malzemeler:
  • 3 adet kabak
  • 1 adet patates
  • 1 adet soğan
  • 1 yemek kaşığı kuru nane
  • süt
  • su
  • tuz, karabiber
  • sıvıyağ

Üzerine :

  • nane

Yapılışı:

  • Kabakların kabuklarını soyup küçük parçalar halinde doğrayın.
  • Tencereye yemeklik doğranmış soğanları koyup sıvı yağ ile hafifçe soteleyin.
  • Üzerine küp küp doğranmış patatesleri de ilave ederek bir kaç kez çevirin.
  • Kabakları da ilave ederek tüm sebzeleri hafifçe soteleyin çok fazla yumuşamasın.
  • Üzerine bir parmak geçecek kadar su ilavesi ile sebzeler yumuşayıncaya kadar pişirin.
  • Pişen sebzeleri blenderdan geçirin.
  • Sebze püresinin içine dilediğiniz kıvama göre süt ilave edin.
  • Ocağa alın tuz, karabiber ilavesi ile bir taşım kaynatın.
  • Ocağı kapadıktan sonra bir kaşık kuru naneyi çorbaya karıştırın.
  • Servis sırasında üzerine yağda kızdırılmış nane koyabilirsiniz.

5 Eylül 2010

Kandil Simiti

Uzun süredir denemek istediğim bir tarif kandil simiti. Bir kaç başarısız denemeden sonra kendi ağız tadımıza göre değiştirdiğim, ağızda dağılan ve çocukluğumda rahmetli anneannem ile gittiğimiz pastahanenin kokusu anımsatan bir tat...

Kadir Gecemiz Mübarek Olsun ...

Gereken Malzemeler:
  • 125 gr tereyağı (oda sıcaklığında yumuşamış)
  • 1 çay bardağı süt
  • 1 çay bardağı sıvı yağ
  • 1 adet yumurta ( sarısı ve beyazı birlikte kullanılacak)
  • 1 tatlı kaşığı mahlep
  • 2 tatlı kaşığı pudra şekeri
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • 1 tatlı kaşığı sirke
  • 1 paket kabartma tozu
  • Aldığı kadar un

Üzerine :

  • Yumurta akı
  • Susam

Yapılışı:

  • Oda sıcaklığındaki tereyağını yumurta ile iyice karıştırın.
  • Sıvı yağ, süt, mahlep, pudra şekeri, tuz ve sirkeyi ilave edin.
  • Kabartma tozu ve un ilavesi ile yumuşak bir hamur tutun.
  • Hamura kolayca şekil verebilmek için 30 dakika kadar buzdolabında bekletin.
  • Dinlenen hamurdan küçük parçalar koparıp düz bir zeminde uzun şeritler oluşturun ve bunların iki uçlarını birleştirerek çember şekli verin.
  • Dilerseniz değişik kalıplarla da kesebilir veya yuvarlak şekil de verebilirsiniz.
  • Önce yumurta akına, sonrada susama bulayın.
  • 180 derece önceden ısıtılmış fırında hafif pembeleşinceye kadar pişirin.

1 Eylül 2010

Ve Bir Yıl Geçti...


İki yıl önce yaz tatilinde Sevgili Tijen' in Mutfaklardan Taşan Öyküler kitabını okuyunca karar vermiştim prensesime güzel bir tarif defteri hazırlayıp annesinden, anneannesinden kalan tarifleri yazmayı... Blog dünyasını ise hiç bilmiyordum .Çünkü benim annemden kalan tariflerim, dergilerim, kitaplarım vardı. Arkadaşım " sende blog yazmayı denesene " deyince "önce nasıl olur ? " diye başladım, sonrada tam 1 yıl önce bugün ilk yazımla çok sıkıntılı bir dönemimde yazmaya başladım.
Neden "miskokulu lezzetler "adını koyduğumu ve neden yeşil rengi seçtiğimi ilk yazımda anlattım. İlk yorumu 30 yıldır tanıdığım ve arkadaşlığının bana çok şey kattığına inandığım, çok sevdiğim bir arkadaşımdan aldım, sonra yavaş yavaş sizlerden yorumlar gelmeye başladı.

"Mutfak benim için bir terapi yeri " dedim gerçektende hep böyleydi. Yemek yaparken hayatımın muhasebesi yaptım. Terazinin bir kefesine " iyi ki yapmışım" dediklerimi, diğer tarafına "keşkelerimi" koydum. İyi ki yaptım dediklerim ağır çekince mutlu oldum, hayata hep ümit le baktım...

Bu satırlarda sizlerle sadece yemek tariflerimi değil, zaman zaman yorgunluklarımı, iş yoğunluğumu, prensesimle yaşadıklarımızı da paylaştım. Sizler benim neşeli yemek tariflerimi okurken bir yandan da benim çok sevdiğim müziklerimi dinlediniz yani diğer hobimin bir parçasını...

Bir yıl içinde o kadar güzel insanlarla tanıştım, telefonlaştım ve yazıştım ki isimlerinizi yazmaya başlasam bir kaç gün yazmam gerekeceğini düşündüm. Mesleğim gereği "öğrenmenin sonu yoktur" diyordum mutfakta da böyle oldu. Sizlerden çok güzel şeyler öğrendim, sizlerle çok güzel şeyler paylaştım. İçten yorumlarınızı aldıkça, tariflerimi deneyip yayınlayınca çok mutlu oldum.
Ve bir yıl geçti...
Bir yıl boyunca beni yalnız bırakmayıp bloğumu izlediğiniz, tariflerimi paylaştığınız, değerli zamanınızı ayırıp yorum yazdığınız için sizlere çok teşekkür ediyorum.
Sevgiyle ve sağlıkla kalın...



theme design by GeCe