11 Kasım 2009

Kremalı Mantar Soslu Spagetti

Uzun süredir spagetti yapmamıştım. Hiç mantar sevmeyen prensesim geçen gün okuldan gelince öğle yemeğinde yemekteki mantarlardan biraz yediğini söyleyince spagettinin sosuna bu defa mantar koymayı düşündüm. Hem prenses çok severek yedi, hem de bizim için değişik bir sos oldu...
Gereken Malzemeler
* Yarım paket spagetti
* 1 kutu mantar konservesi
* 1 adet soğan
* 1 çay bardağı krema
* 2 tatlı kaşığı kuru fesleğen
* zeytinyağı
Spagettiyi tuzlu ve bir çay kaşığı ucuyla koyduğunuz yağlı suda istediğiniz kararda 9-10 dakika haşlayın. Biz dişe yapışmayan, hamurlaşmamış kıvamda seviyoruz. Spagetti haşlanırken diğer tarafta yemeklik doğranmış soğanları az yağda hafifçe kavurup üzerine sudan geçirilmiş ince doğranmış mantarları da ilave ederek mantarlar pişinceye kadar kavurmaya devam edin. Mantarlar pişince 1 çay bardağı kremayı ve fesleğenleri mantarların içine karıştırın.
Pişen makarnayı süzün. İsterseniz parlak olması için sudan geçirin. İçindeki vitaminlerin kaybolmaması için ben sudan geçirmiyorum. Çok az yağ ilavesi ile ateşte bir iki kez çevirin.
Servis tabağına aldığınız spagettilerin üzerine kremalı mantar sosunu koyarak servis edin.

Hemen yemeyecekseniz sosu ve spagettiyi ayrı ayrı saklayıp servis yapacağınız zaman ısıtın.



5 Kasım 2009

Dondurma Muhallebisi


Kışın bu soğuk havada dondurmalı tatlı olur mu? demeyin. Aslında ismi böyle, içinde dondurma yok... Ama yenildiği zaman ağızda sanki sakızlı bir dondurma tadı bırakıyor. Yapımı da çok kolay, çok pratik ..Tek zorluğu mikserle çırpması:)
Mutfakla arası benim kadar iyi olmayan kardeşimin favori tarifi...Aslında hakkını vermek lazım bu tarifi benden iyi yapıyor.....

Gereken Malzemeler:
* 1 kg süt
* 3-4 yemek kaşığı un
* 1,5 su bardağı şeker
* yemek kaşığı ucu ile tereyağı
* istenirse yarım limon kabuğu rendesi veya damla sakızı


Hazırlanışı:
Tereyağı hariç bütün malzemeleri un ve şeker eriyinceye kadar karıştırın.Sonra muhallebi gibi göz göz oluncaya kadar pişirin.
Tereyağını ilave edin. Ocaktan aldıktan sonra 5 dakika mikserle çırpın. Ne  kadar çok çırparsanız daha gözenekli bir kıvamı oluyor.
Üzerini istediğiniz malzemelerle süsleyin...

2 Kasım 2009

Havuçlu Bulgur Pilavı

Bir kaç gündür kızımın hastalığından mı , ödevlerinin çokluğunun verdiği yorgunluktan mı, kendi işlerimin yoğunluğundan mı, hafta sonu bayanlarla çıkacağımız Konya Turunun telaşından mı - bu satırları okuyan Sevgili Esmanın(vakitbuldukca) ne söyleyeceğini biliyorum- :

- Minecim biz daha Konya Turunu düşünemiyoruz bu haftayı sağ salim perişan olmadan atlatalım :)))

ya da Canım Annemin deyişiyle gönül yorgunluğundan mı bilemiyorum tarifler, resimler çoğaldığı halde elim bir şey yazmaya gitmiyordu. Akşam üzeri arayan bir arkadaşım imdadıma yetişti. Bana yoğurtlu sebze çorbası tarifi öncesinde yazdığım hikayeyi çok beğendiğini, başka hikayeler olup olmadığını sordu. Aklıma hemen birkaç ay önce mail kutuma gözleri gibi gönlüde güzel Deryacığımdan gelen kuyumcu hikayesi geldi. Biraz uzun ama, herkesin kıyısından köşesinden kendine pay çıkarabileceği bir hikaye.....

Vaktiyle bir bilge hoca, yıllarca yanında yetiştirdiği öğrencisinin seviyesini öğrenmek ister. Onun eline çok parlak ve gizemli görüntüye sahip iri bir nesne verip: "Oğlum" der, "Bunu al, önüne gelen esnafa göster, kaç para verdiklerini sor, en sonra da kuyumcuya göster. Hiç kimseye satmadan sadece fiyatlarını ve ne dediklerini öğren, gel bana bildir. Öğrenci elindeki ile çevresindeki esnafı gezmeye başlar. İlk önce bir bakkal dükkanına girer ve "Şunu kaça alırsınız?" diye sorar. Bakkal parlak bir boncuğa benzettiği nesneyi eline alır; evirir çevirir; sonra: "Buna bir tek lira veririm. Bizim çocuk oynasın" der. İkinci olarak bir manifaturacıya gider. O da parlak bir taşa benzettiği nesneye ancak bir beş lira vermeye razı olur.En son olarak bir kuyumcuya gider. Kuyumcu öğrencinin elindekini görünce yerinden fırlar. "Bu kadar değerli bir pırlantayı, mücevheri nereden buldun?" diye hayretle bağırır ve hemen ilâve eder. "Buna kaç lira istiyorsun?" Öğrenci sorar: Siz ne veriyorsunuz?" "Ne istiyorsan veririm." Öğrenci, "Hayır veremem." diye taşı almak için uzanınca kuyumcu yalvarmaya başlar: "Ne olur bunu bana satın. Dükkânımı, evimi, hatta arsalarımı vereyim." Öğrenci emanet olduğunu, satmaya yetkili olmadığını, ancak fiyat öğrenmesini istediklerini anlatıncaya kadar bir hayli dil döker. Mücevheri alıp kuyumcudan çıkan öğrencinin kafası karma karışıktır. Böylesi karışık düşünceler içinde geriye dönmeye başlar. Bir tarafta elindeki nesneye yüzünü buruşturarak 1 lira verip onu oyuncak olarak görenler, diğer tarafta da mücevher diye isimlendirip buna sahip olmak için her şeyini vermeye hazır olan ve hatta yalvaran kişiler..Bilge hocasının yanına dönen öğrenci, büyük bir şaşkınlık içinde başından geçen macerasını anlatır.Bilge sorar: "Bu karşılaştığın durumları izah edebilir misin?" Öğrenci: "Çok şaşkınım efendim, ne diyeceğimi bilemiyorum, kafam karmakarışık" diye cevap verir. Bilge hoca çok kısa cevap verir:"Bir şeyin kıymetini ancak onun değerini bileni anlar ve onun değeri bilenin yanında kıymetlidir."

Bu güzel hikayeden sonra sıra havuçlu bulgur pilavı tarifimizde. Benim özellikle bulgurun pirinç pilavından daha az kalorili, daha fazla lifli ve B vitamini yönünden çok zengin olduğunu öğrendiğimden beri çok sık yaptığım bir pilav..
Kendi ağız tadınıza uygun baharat veya sebzelerle de zenginleştirebilirsiniz...

Gereken Malzemeler (4 kişilik)
* 1 su bardağı iri pilavlık bulgur
* 1 yemek kaşığı domates salçası ( veya 1 adet domates)
* 2 adet havuç
* 1 adet soğan
* 3-4 sivri biber
* yarım çay bardağı zeytinyağı
* 1 tatlı kaşığı kuru nane
* 1,5 su bardağı su
Soğanı yemeklik doğrayıp yağda hafifçe pembeleştiriyorum. Üzerine rendelenmiş havuçları, halka doğranmış biberleri de ilave edip biraz daha pişiriyorum. Salçasınıda ilave ettikten sonra birkaç kez karıştırıp 1, 5 bardak suyu koyup kaynamasını bekliyorum. Kaynayan suyun içine yıkayıp suyunu süzdüğüm bulguru koyup tuzunu ve baharatını da ilave edip tencerenin önce kapağını kapatarak kaynamasını bekliyorum. Pilav kaynamaya başlayınca ocağı kısıp, tencere kapağını hafifçe aralayıp bir miktar suyun çekmesini sağlıyorum. Sonra kapağı tekrar kapatıp bulgur suyunu çekinceye kadar pişiriyorum. Ocağı kapatınca tencere kapağının altına kağıt havlu koyarak 5- 10 dakika demlenmesini sağlıyorum. Bu şekilde pişirince pilav tane tane oluyor....

theme design by GeCe